İçeriğe geç
Aksaray Dosya
Hayvanlar

Kargaların Şaşırtıcı Zekâsı: Alet Yapan, Yüz Hatırlayan Kuşlar

Kargalar alet yapıyor, geleceği planlıyor, insan yüzlerini yıllarca hatırlıyor ve bu bilgiyi yavrularına aktarıyor. Kargagillerin zekâsına dair şaşırtıcı bilimsel bulgular.

Berrin Yalçın 5 dk okuma

Zekâ denince akla genellikle memeliler gelir: yunuslar, filler, primatlar. Oysa son yirmi yılın davranış araştırmaları, kuş ailesinin bir kolunun bu listeye rahatlıkla girdiğini gösterdi. Kargagiller, yani kargalar, kuzgunlar, saksağanlar ve alakargalar, alet yapabilen, geleceği planlayabilen, insan yüzlerini yıllarca hatırlayan ve bu bilgiyi yavrularına aktarabilen canlılar. Üstelik bunu, memeli beyninden tamamen farklı yapıda bir beyinle başarıyorlar.

Bu kuşların en dikkat çekici yanı, öğrenme biçimleri. Deneme yanılma, gözlem yoluyla taklit ve sosyal aktarım, onların davranış dağarcığını sürekli genişletiyor. Aynı ilkelerin insanlarda da işlediğini düşünürsek, örneğin yabancı dil öğrenmede etkili yöntemler arasında tekrarın ve gerçek kullanımın öne çıkması tesadüf değil. Şimdi kargaların dünyasına bakalım.

Küçük bir beyinden büyük bir performans

Bir kuzgunun beyni bir cevizden büyük değildir. Buna rağmen kargagillerin çözdüğü problemler, büyük beyinli primatlarınkiyle kıyaslanabilir düzeydedir. Bunun nedeni beyin hacmi değil, hücre yoğunluğudur. Kuş beyninde sinir hücreleri, memeli beyin kabuğuna göre çok daha sıkı paketlenmiştir. Bir kargayla benzer büyüklükte beyni olan küçük bir memeli arasında, nöron sayısı bakımından kat kat fark bulunabilir.

Ayrıca kuşlarda memelilerdeki gibi katmanlı bir beyin kabuğu yoktur. İşlevsel olarak benzer görevi gören yapılar, farklı bir mimariyle örgütlenmiştir. Bu, karmaşık bilişin tek bir beyin tasarımına bağlı olmadığını gösteren güçlü bir kanıttır: doğa, aynı problemi iki ayrı yoldan çözmüştür.

Alet yapmak, alet kullanmaktan farklıdır

Pek çok hayvan hazır nesneleri araç olarak kullanır. Alet yapmak ise bambaşka bir beceridir. Yeni Kaledonya kargaları bunu rutin biçimde yapar: dallardan kanca biçiminde çubuklar hazırlar, sert yaprakların kenarını tırtıklı bir testereye dönüştürür ve bunlarla ağaç kabuğundaki oyuklardan larva çıkarır. Yaptıkları aletleri saklayıp yeniden kullandıkları da gözlenmiştir.

Laboratuvar deneylerinde bu kuşların, birden fazla adım gerektiren problemleri çözebildiği görüldü. Bir deneyde kuşun, kısa bir çubukla ulaşabileceği uzun bir çubuğu alması, sonra o uzun çubukla asıl yiyeceğe erişmesi gerekiyordu. Kuşlar bunu, önceden deneme fırsatı olmadan, ilk seferde başardı. Bu, davranışın ezberlenmiş bir alışkanlık değil, zihinsel bir planlama ürünü olduğunu gösteriyor.

Yüz hatırlayan kuşlar

Kargalarla ilgili en çarpıcı bulgulardan biri, bireysel insan yüzlerini tanıyıp uzun süre hatırlayabilmeleridir. Bir üniversite kampüsünde yürütülen ünlü bir çalışmada araştırmacılar belirli bir maske takarak kargaları yakalayıp işaretledi, sonra serbest bıraktı. Sonraki yıllarda aynı maskeyi takan kişiler kampüste dolaştığında kargalar onlara ısrarla alarm sesiyle tepki verdi. Farklı bir maske takanlara ise ilgi göstermediler.

Daha da ilginci, tepki gösteren kuşların sayısı zamanla arttı. Yani olayı hiç yaşamamış, hatta o sırada yumurtadan bile çıkmamış kargalar da o yüzü tehdit olarak öğrenmişti. Bilgi, doğrudan deneyimle değil sosyal aktarımla yayılmıştı. Bu, hayvan dünyasında kültürel öğrenmenin en net örneklerinden biridir.

Geleceği planlamak

Uzun süre, geleceği planlamanın yalnızca insanlara ve belki büyük maymunlara özgü olduğu düşünülüyordu. Kargagillerle yapılan deneyler bunu değiştirdi. Kuşlara, ertesi gün belirli bir odada kahvaltı bulamayacakları öğretildi. Akşam yiyecek fazlası verildiğinde, kuşlar bu fazlayı sistematik olarak "kahvaltısız" odaya saklamaya başladı. O anda aç değillerdi; gelecekteki açlıklarını hesaplıyorlardı.

Başka bir deneyde kuşlara, ertesi gün bir aleti kullanarak yiyecek elde edebilecekleri öğretildi. Kuşlar, o an hiçbir işe yaramayan aleti alıp saklamayı tercih etti; hatta anında yiyebilecekleri küçük bir ödülü reddedip aleti seçtiler.

Saklama, aldatma ve zihin okuma

Kargagiller besinlerini saklar ve binlerce zulanın yerini hatırlayabilir. Ama işin sosyal boyutu daha ilginçtir: başka bir kuş tarafından izlendiklerini fark ettiklerinde, izleyici uzaklaştıktan sonra dönüp yiyeceği yeniden saklarlar. Bazen boş bir gagayla sahte saklama hareketi yaparak izleyiciyi yanıltırlar.

Bu davranış, kuşun karşısındakinin ne gördüğünü ve ne bildiğini hesaba kattığını düşündürüyor. Ayrıca daha önce kendisi hırsızlık yapmış kuşların, izlendiklerinde çok daha temkinli davrandığı gözlendi. Kendi deneyimini karşısındakine yansıtma, bilişsel açıdan hayli ileri bir beceridir.

Oyun oynayan kuşlar

Kuzgunların karlı çatılarda sırtüstü kayarak aşağı indiği, sonra tekrar tırmanıp aynı şeyi yaptığı defalarca kaydedildi. Rüzgârda takla atmak, ağaç dalına ters asılmak, nesneleri havaya atıp yakalamak bu kuşlarda yaygındır. Oyun, doğrudan hayatta kalmaya hizmet etmeyen ama esnek zekânın işareti sayılan bir davranıştır.

Hediye getiren kargalar

Düzenli olarak karga besleyen bazı kişiler, kuşların zamanla küçük nesneler bırakmaya başladığını bildirdi: parlak metal parçaları, düğmeler, cam kırıkları, minik kemikler. Bunun bilinçli bir "teşekkür" mü yoksa besleme ilişkisiyle pekişmiş bir davranış mı olduğu tartışmalı. Yine de bir yaban hayvanının insanla bu tür bir alışveriş ilişkisi kurabilmesi başlı başına dikkat çekici.

Şehirde yaşamayı öğrenenler

Kargagiller, şehirleşmeye en iyi uyum sağlayan kuş gruplarından biri. Japonya'da bazı kargaların sert kabuklu cevizleri trafik ışığında duran araçların önüne bıraktığı, ışık yeşile döndüğünde araçların kabuğu kırmasını beklediği ve kırmızı ışıkta güvenle inip içini aldığı gözlendi. Bu davranışın belirli bölgelerde yayılıp başka yerlerde görülmemesi, yerel bir öğrenme geleneği olduğuna işaret ediyor.

Sosyal hayat ve yas benzeri davranış

Ölü bir karganın etrafında toplanan sürüler sıkça gözlenir. Bu toplanmaların duygusal bir tören olmaktan çok bir tehlike analizi olduğu düşünülüyor: kuşlar ölümün gerçekleştiği yeri, ortamı ve varsa yakınındaki canlıyı öğrenip belleklerine kaydediyorlar. Nitekim bu tür bir olaydan sonra o bölgeden uzun süre uzak durdukları görülüyor.

Neden önemli?

Kargagillerin zekâsı, bilişin evrimi konusundaki varsayımlarımızı sarsıyor. Karmaşık düşünce, büyük bir memeli beyni gerektirmiyor; birbirinden yaklaşık üç yüz milyon yıl önce ayrılmış iki soyda bağımsız olarak ortaya çıkabiliyor. Bu, zekânın kaçınılmaz bir sonuç değil ama uygun koşullarda tekrar tekrar bulunabilen bir çözüm olduğunu gösteriyor. Sokakta gördüğünüz karga, sizi tanıyor olabilir ve bunu arkadaşlarına anlatmış olabilir.

Paylaş Facebook X WhatsApp